“Başarılı” Olmak

Üniversitede neredeyse tüm sınıfı bütünlemeye bırakan-hala kulaklarını çınlattığım- hocamız derslerinden birinde; “35 yaşına gelmeden bir çoğunuz bir çok değişik sektörde, değişik şirketlerde başarılı yani müdür olacaksınız.” demişti. O kadar egolu ve vizyonsuz olmasına rağmen öngörüsüz değilmiş hocamız. Üniversite arkadaşlarımın büyük bir çoğunluğu yönetici veya müdür oldular. Hem de 35’lerine gelmeden.

Hangi konuda olursa olsun amacına ulaşıp başarılı olunca ve bu başarının sonucunde elde edilen derin bir anlam taşımayan/dışsal olunca insana “Eee, bu muymuş?” hissi gelir. Çünkü yıllar boyunca emek verdiğin şeyi aslında çok da istemediğini, bunun seni tatmin etmediğini ya da fayda/maliyet yaptığında yaşadığın yıpranmaların aldığın ödüle değmediğini hissedersin.başarılı olmak

Oysaki ailemizden, kitaplardan ya da öğretmenlerimizden öğrendiğimiz şey başarılı olmaktır. Başarının tanımı da yüksek mevkilerde yer almak ve zenginliktir. Onlara göre başarının ölçütü budur. Ancak bu tanım, öz değerin derin seviyelerini yok saymaktan başka bir şey değildir. 

Çevremizdekilerin çoğu nasıl yüksek mevkilerde görev yapacağımız ya da para içinde bir hayat süreceğimiz yani “başarılı” olabileceğimiz konusunda bir sürü tavsiyede bulunurlar ama önemli olan neden bunlara ihtiyaç duyduğumuzun analiz edilmesidir. 

“Başarılı olmak nedir? Ben bunu nasıl tanımlarım?” Bu soruları -bize en yakın ama en az tanıdığımız kişi- olan kendimize sorduğumuzda gerçekten peşinden koşmaya değer olanı bulacağız.

Görüşleriniz için https://twitter.com/BurcinSORAY