En Lezzetlisi

Su diye uyanmışsın.

Etraf karanlık ama evde hala sesler var. Herkes uyumamış ama belli ki uyuyanları rahatsız etmemek için fısır fısır konuşuyorlar. Yarın okul yok ama erken kalktığın ve evin kuralı olduğu için erken yatmışsın.

– Su!

Şu anda da saat çok geç değil belki gün bile dönememiş olabilir.

Televizyonunun belli belirsiz mavi ışığı aralık kapının kenarından sızıyor.

Tartışma değil bu. Sessiz ama hararetli bir konuşma sesi. Salondan geliyor. Kulak kabartıyorsun ama duymak mümkün değil.

– Su!

Daha tam uyanamadın, sesin çok çıkmıyor. Yarı uykuda bile sayılabilirsin.

– Anneeee! Çok susadım!

Karakteri haline dönmüş sabit telaşı ile odana giriyor.

– Noldu?

– Çok susadım.

Elinde bir bardak ile geliyor bitirene kadar başında sessizce bekliyor.

– Teşekkür ederim.

– Hadi uyu artık.

Üstünü örtüyor elbette ve süzülerek odadan çıkıyor. Sen de dünyanın en lezzetli suyunu içtiğinin farkına bile varmadan uykunun tasasız kollarına bırakıyorsun kendini.