İş Hayatının En Çetrefilli Alanı: Terfi

Ön kabul 1: Şirkette yükselme imkânları var. Ön kabul 2: Şirkette torpil sistemi yok. Terfi alabilmek aslında basit gibi görünen ancak birçok bileşen barındıran bir konu. Herkesin kendine hak olarak gördüğü bir alan olduğunu da düşünürsek “terfi” kavramının zorluğunu ve sübjektifliğe ne kadar yakın olduğunu görebiliriz. Terfi alabilmek ne tek başına çok çalışmak ne de tek başına sevilen biri olmakla alakalı. Gözlemlerim ve araştırmalardan derlediğim bilgiler ile terfi için iki ana özelliğin olması şart:

İyinin üzerinde iş bilgisi, tecrübe ve sorumluluk alma.

Görev tanımınızda yer alan tüm konularda “iyi” olmanız ve alanınızda yeterli tecrübenizin olması beklenen bir şey. Ki bunlara dayanarak iş görüşmelerinden geçer not aldınız. Ancak sizi terfi ettirecek şeyler;

Tek başına yeterli olmayan ancak olmazsa olmaz- beklenenin üzerinde performans göstermeniz (sadece performans değerlendirme zamanlarında değil), Görev tanımızın dışında kalsa dahi şirket için önemli olan ve bağlantılı bulunabileceğiniz konulara duyduğunuz “gönüllü” ilgi, Şirketin faaliyet alanı, içinde bulunduğu sektöre olan ilgi ve öğrenme arzusu (masa başı işiniz olsa dahi sahaya/üretime dâhil olmak), izole görevlerden daha fazlasını yapmak, Bulunduğunuz makamın bir üstü şuanda olduğunuzdan daha fazla risk ve sorumluluk içermesi nedeniyle yeri geldiğinde tek başınıza ya da toplayacağınız ekip ile mücadele gerektiren görevler almanız ve proje üretmeniz,

Bonus Track: Şirketin uzun vadeli ve bulunduğu sektör dışında yapacağı yatırımlar konusunda kulağınıza çalınan bir durum var ise gereken iş bilgisine ulaşmak için bugünden kendinize yatırım yapmak.

Üst düzey iletişim yetkinliği ve dış görünüş: Bana göre bu alan birinci maddede belirttiğim konulardan çok daha değerli. Unutmayınız ki terfileri sadece sizden daha iyi okullarda okumuş, daha uzun süre tecrübesi olan, daha çok sertifikası olan kişiler almıyor. İletişim becerileri, ekip yönetebilmek, olumlu bir çalışma ortamı oluşturmak, dışarıdan bakıldığında nasıl biri olarak göründüğünüz belirleyici olur.

Topluluk önünde ve bire bir de iyi bir konuşmacı olmak: Özellikle Genel Müdürlerin ve İşverenlerin zamanlarının çok az olduğunu unutmayın. Kısa sürede çok şey anlatabilmenin yolunu bulmalısınız. Hatırlamanız gereken şey terfi sizi üst kademedeki çalışanlarla daha fazla zaman geçirmenizi sağlayacak. Onlarla iyi ve etkili iletişim kuramazsanız terfi zor. Topluluğa hitap etmek zamanla pratik sayesinde kazanılan bir yetkinlik. Özel hayatınızda ve iş hayatınızda bu fırsatları kaçırmayın. Ayna önünde çalışma yapmanın iyi olduğunu duymuştum.

Sınırlarını ancak kendinizin belirleyebileceğiz hassas konu olan kendine güven de terfiler için önemlidir. Aşırısı kibir, azı ise pısırık olmak ile karıştırılabileceğinden kendine güveninizi ideal çizgide tutun. Gerektiğinde “yanlış yaptım” demekten de “ben/ekibim bu işin altından kalkarız” demekten de çekinmeyin. İdeal çizgiyi bulun.

Tek başınıza yapabileceğiniz işler dünya üzerinde çok azdır. Her daim küçük/büyük fark etmez bir ekibin parçası olacaksınız. Duygusal zekânız ve iletişim becerileriniz yüksek olmalı. Teşekkür etmekten, rica etmekten, göz teması kurmaktan, empati geliştirmekten, espri ve şaka yapmaktan kaçınmayın. Her şey dozunda güzel.

Dış görünüş sizin hakkınızda ilk sinyalleri karşı tarafa gönderecek. Bu nedenle duruşunuzu (postür) uygun hale getirmenin ve beden dilini doğru bir şekilde kullanmanın yanı sıra giyim tarzınıza dikkat edin. Şirketin bu konuda prosedürü varsa buna mutlaka uyun. Eğer yok ise aşırıya kaçmadan herkesten daha ciddi bir tarzda giyinin. Kot pantolondan olabildiğince uzak durmak ilk adım olabilir.

Yukarıdaki maddeler kendi içlerinde bir yazı konusu olabilecek kadar derin. Olabildiğince özetlemeye çalıştım. Ancak en önemli maddeyi sona sakladım: Şirketin sizin terfi almak istediğinizi bilmesini sağlayın

No Comments

Leave a Comment

Please be polite. We appreciate that.
Your email address will not be published and required fields are marked