Bir İnceleme: İş İlanlarının Uygulama ve Hukuki Boyutu

Ortaya çıkarılan projelere, bilhassa gönüllülük esası ile kamu yararı göz edilerek yapılanlara ilgim büyük. Son dönemde yayınlanmış ve içinde bulunmadığımdan hafif bir kıskançlık da hissettiğim bir çalışmadan bahsedeceğim size. Sosyal medyadan takip ettiğim ve yüz yüze tanışma fırsatlarına da eriştiğim iki arkadaşım Avukat Alper Yılmaz ve İnsan Kaynakları Profesyoneli Metin Akkaya bir araya gelerek İnsan Kaynakları uygulamacıları için İş İlanı Uygulama ve Hukuki Boyutu isimli bir kaynak hazırladılar.

Projenin ilk ayağı olacağını umduğum bu çalışmada “İş İlanları” incelendi.

Cinsiyet, yaş/deneyim, okul, taban ücret, eğitim, fiziksel özellikler gibi ilanlarda sıklıkla yer verilen ifadelere hem uygulamacılar hem de hukuk gözünden bakarak aslında ilan yayınlayan kişilere bir nevi kılavuz oluyorlar. Bir öneri: 3. kişi katkısı ile projede uluslararası uygulamalara da dem vurulabilirdi.

Çalışmada yer alan birkaç noktaya kendi yorumum ile dikkat çekmek isterim:

  1. Yasal bir kısıtlama ve zorunluluk yok ise ilanda kadın/erkek ayrımı yapılamaz. Yönetici Asistanı Erkek ya da Elektrik Teknisyeni Kadın olamaz diye bir ayrım yok. Biraz ufkumuzu genişletmemiz gerek. 2. Yaş/deneyim ilanda belirtilecek ise mantıklı hesaplamalar yapılmalı. Tutarsız ifadeler kurum kültürünü zedeleyici bilgiler verir.
  2. Özellikle okul ve/veya bölüm belirtilen ilanlar kurumun kalitesini değil ne kadar katı görüşleri olduğunu gösteriyor bence. Çok yakın bir zamanda bir tütün firmasının yüksek tirajlı bir iş dergisinde “Biz sadece Türkiye’de 4-5 üniversiteden işe alım yapıyoruz.” şeklinde demeç vermeleri günümüzde önem kazanan işveren markasının hangi bölümüne dahil oluyor öğrenmek isterim.
  3. Fiziksel özellikler iş dünyasının yumuşak karnı. Salt güzel/yakışıklı olduğu için bu çalışanların diğer çalışanlardan daha fazla maaş aldıklarının ve daha hızlı yükseldiklerinin tespit edildiği çalışmalar görmüştük. Türkiye dışında ayrımcılık daha çok dikkat edilen bir unsur olduğundan fotoğrafsız başvurular görmekte iken ülkemizde neredeyse ilanlarla beraber bir boy, bir portre fotoğraf ister durumdayız. Fiziksel özelliklerin niteliklerin önüne geçmemesi gerektiği bir gerçek ancak uygulamada olası değil.
  4. Adaylar ile sosyal medya üzerinden iletişime geçmek konusunda yazarlardan farklı düşünüyorum. Sosyal medya yan mecra değil ana mecra. Bu nedenle hem adayların referans araştırmaları yapılması sırasında hem de aday belirlenmesi sırasında sosyal medyanın tüm imkanlarının kullanılması gereklilik ve yasal bir engel de yok.
  5. “Stres altında çalışma, analitik düşünce yapısı” vs gibi aday tarafından neredeyse okunmayan ibarelerin artık kaldırılması gerek. Şu tweetimde de belirtiğim gibi “Bende bu özellikler yok.” diye ilana başvurmayan kişi görmedim henüz. Bir düşünce: “6 sn kuralı adayların ilanları okumaları için de geçerli midir?” Sonuç olarak, biz uygulamacılar için güzel bir çalışma.

Arkadaşlarıma bu çalışma için teşekkür eder sizlere de dikkatle incelemenizi tavsiye ederim. Çalışmayı okuyan herkesin yayınladığı/yayınlayacağı ilanlara artık farklı bir gözle bakacağına ve böylelikle ilan kalitesinin artacağına olan inancım yüksek.