Kadın/Erkek Eşitliği ve Subliminal Mesajlar

2015’in başından bugüne kadar 160 kadın öldürüldü. Yıllar bazında açıklanan istatistikler birbirini tutmasa da BİR YILDA ORTALAMA 200-220 ARASINDA KADIN ÖLDÜRÜLÜYOR. Bu sayıdan çok daha fazlası tacize/tecavüze uğruyor. Bunların yanı sıra halen nefes alıp veren ancak belki de her gün ölmekten beter edilen, psikolojik ve fiziksel şiddete mağdur olan yüzbinlerce kadın var ülkemizde. Sorunların sadece sonuçlarına bakmayı seven ülkemde kadın şiddeti sadece erkeklere mal ediliyor. Oysaki kadın şiddetinin bir kısmında pay sahibi olanlar yine kadınlar ve kullanılan subliminal dil.

Bilindiği gibi ülkemizde uzun yıllardan bu yana genel olarak çocuk yetiştirme görevi (ne kadar yanlış olsa da) tek başlarına anneye verilmiştir. Gün boyu çalışan (!), yorulan (!), bunalan (!) babalar eve geldiklerinde televizyondan arta kalan vakitlerinde çocukları ile üstünkörü ilgilenmekte ve/veya gün boyunca hiç çalışmamış (!), yorulmamış (!), bunalmamış (!) annelerden aldıkları günlük brif (Öncü replik: Seni akşam babana söyleyeceğim) ile çocuklarına ceza vermektedirler. Bir nevi hâkim gibi. Annelerin bilinçsiz tavırları ve babanın ailede iletişime yeterli düzeyde katılamaması daha çekirdek aile içinde rollerin bozulmasına neden oluyor. Ataerkil ailelerde yetişen anneler, rutinlerine devam ederek aile içinde erkek çocuklarını yüceltme eğiliminde bulunuyorlar. Siz hiçbir erkek çocuğuna “Kalk da kız kardeşine bir çay koy.” diyen anne duydunuz mu ya da “Kız çocuğu o, yapar böyle şeyler.” diyen baba? Ağa/paşa modeli ile 20’li yaşlara getirilen, ömründe tek zorlandığı dönemi (=askerlik) bir ömür boyu anlatma/dert etme potansiyeline sahip birey, evlendiğinde de aynı modeli eşinden beklemektedir. Hayatında bir kez yemek yapmadan, kendi çamaşırını kendi yıkamadan, makineye bulaşık bile dizmeden evlenen ne kadar çok erkek olduğunu bilseniz şaşarsınız. Bu kültür, günlük subliminal mesajlar ile de destekleniyor: Reklamlar.

Örnekler üzerinden ilerleyelim:

REKLAMLARDA HİÇ GÖRDÜNÜZ MÜ?   Bakliyat vb. gıda maddesi pişiren erkek? (Mangal dışında)   Yumuşatıcıyı koklayan, çamaşır seren erkek?   Klozette mikroplarla savaşan erkek?   Biberon ile bebek besleyen erkek?   Bez değiştiren erkek?   Çocuklara atıştırmalık veren/onları mutlu eden erkek? Göremezsiniz çünkü yukarıda saydıklarım ve çok daha fazlası yalnızca (!) kadının görevidir. Bu bilinçle oğullarını/kızlarını yetiştiren kadınların toplumsal eşitlik beklemeleri tamamıyla hayaldir. Bu durum devam ettirildiği sürece; ev hayatında ne yapması gerektiğini/yapacağını bilemeyen, kendisini kadınlardan üstün gören, eşi ve çocukları ile iletişim kurma konusunda sıfıra yakın performans sergileyen, empati kurmaktan aciz, her istediği ömrü boyunca annesi/ablası/kız kardeşi/eşi tarafından anında yapılan erkekler tarafından öldürülmeye devam edeceğiz. Kadın/erkek eşitliğinde olumlu kırılmanın, bilinçli kadınların bilinçli çocuklar (özellikle erkekler) yetiştirmesi ile yaşanması mümkündür.

No Comments

Leave a Comment

Please be polite. We appreciate that.
Your email address will not be published and required fields are marked