Örgütlerdeki Sinsi Hastalık: Mobbing – Bölüm 2

Mobbing Sonuçları

Bireye İlişkin Sonuçlar

Bireyin ruhsal ve fiziksel sağlığı üzerinde oluşan zararlar, ekonomik ve sosyal sonuçların oluşturduğu tablodan çok daha vahimdir. Sistemli uygulanan psikolojik terörün, kurbanın sağlığı üzerinde yapmış olduğu etkilerin acımasız sonuçları, zamanla kendini gösterir: Depresyon, aşırı heyecan, duyarlılık, karar verme güçlükleri, performans düşüklüğü, panik atak krizleri şeklinde ortaya çıkan anlamsız korkular ve heyecanlar, yüksek tansiyon, taşikardi, dikkati toplayamama, ellerin terlemesi ve titremesi, titreme, hava açlığı hissetme, hiposomni (Normal uyku süresinin azalması; uyku süresinin kısalmasıyla belirgin uyku bozukluğu), baş ağrıları ve migren, başta ağırlık hissetme, bağışıklık sisteminde düşüş, terkedilmişlik duygusu, iştahsızlık, zayıflama, deri üzerinde döküntüler ve kaşıntılar, gün boyunca bedensel ve zihinsel yorgunluk vb. rahatsızlıklar görülür.

Fiziksel şikâyetler; mide-bağırsak, (boğazda düğümlenme hissi, karın ağrıları, kabızlık vs.) iskelet-kemik sorunları (kronik kas sıkıntıları ile sırt ve omuz ağrıları) olarak da kendini göstermektedir. Daha az sıklıkta rastlanan ve daha ağır olgularda ise, mağdur bireylerde bir çeşit “travma sonrası stres bozukluğu-TSSB” ortaya çıkabilir. Leymann’a (1990) göre TSSB’yi mobbing mağdurları,  kaza ya da travmatik bir olay yaşamış insanlardan daha şiddetli bir oranda yaşamaktadırlar.

Leymann (1987) İsveç istatistiklerine dayandırılan resmi rakamlara göre her on beş intihar vakasının altısının işyeri sorunlarından kaynaklandığına dikkat çekmektedir (Tınaz, 2006-b; Solmuş, 2005; Girardi ve diğ, 2007; Duffy ve Sperry, 2007; Groeblinghoff ve Becker, 1996; Leymann, 1996; Çobanoğlu, 2005; Leymann ve Gustafsson, 2006).

Örgüte İlişkin Sonuçlar

Örgütteki etkileri şu şekilde sıralanabilir:

  • İşin niteliği ve niceliğindeki düşüş,
  • İletişim ve takım çalışmasının bozulması, çalışanlar arasında hoş olmayan ilişkiler,
  • Hastalık izinlerinin artması,
  • Danışmanlık maliyetlerinde artış,
  • İşsizlik sigortası talepleri, tazminatlar,
  • Açılan davalar (Davenport ve diğ, 2003),
  • Oluşan karmaşa ve huzursuzluklar neticesinde örgüt imajının olumsuz etkilenmesi
  • İş görenlerdeki aidiyet duygusu azalır.
  • Böylelikle yetişmiş bireylerin ayrılması ile örgütte kazanılmış olan tecrübe yitirilir (Yücetürk, 2003),
  • Motivasyonsuzluk (Leymann, 1996),
  • İşten ayrılmaların ve devamsızlıkların artması (Nield, 1996),
  • İşten ayrılmaların artmasıyla yeni çalışan alımının getirdiği maliyet,
  • Erken emeklilik ödemeleri,
  • Çalışanlarda isteksizlik nedeniyle yaratıcılığının kısıtlanması,
  • Olumsuz örgüt iklimi ve güvensizlik ortamı (Tınaz, 2006-a).

Topluma İlişkin Sonuçlar

Toplum, aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet anlamına gelmektedir (TDK, 1988). Bireyler üzerinde yıkıcı etkilere sahip olan mobbing, hem hedefteki kişiye hem de ailelere psikolojik ve medikal sonuçları yaşatmakta olduğu gibi (Duffy-Sperry, 2007) bununla kalmayıp yaşanılan örgüte ve hatta topluma etkileri bulunmaktadır.

Leymann (1996) bu durumu şu şekilde örneklendirir. “İsveç Hükümetinin kendi ulusal bütçelerini ağır ekonomik yükten korumak istemeleri şaşırtıcı değildir. 1993-94’ten beri bu amaç doğrultusunda “Tatil-Rehabilitasyon” uygulaması vardır.” Genel olarak yaşanan sağlık problemleri nedeniyle yapılan sağlık harcamalarının artması, nitelikler ve yeteneklerin altında çalıştırılmadan doğan vergi kayıpları, devletin sağladığı yardım programlarına yönelen talebin çoğalması ve erken emeklilik oranının artması, tüm toplumun mobbing yüzünden katlanmak zorunda olduğu ekonomik maliyet olarak belirtilebilir. Ayrıca mutsuz bireyler ve ailelerin yer aldığı ve çalışma barışının bulunmadığı bir iş yaşamı da, mobbingin ortaya çıkardığı büyük bir toplumsal problem olarak düşünülebilir.

Mobbing kurbanı bir bireyin doktor muayeneleri, tahliller, tedaviler gibi sağlık harcamaları, işveren yanında devlete de ekonomik bir yük getirmektedir. İşyerlerinde uygulanan mobbing sonucunda mesleki yeterliliğini yitirmiş, psikolojik yönden tükenmiş, sağlıksız bireylerin boşta gezdiği bir toplum örneği ortaya çıkmaktadır. (Tınaz,2006-b).

MOBBING’e Maruz Kalıyorsanız Yapmanız Gerekenler:

Karşı karşıya kaldığınız olayla başa çıkabilmeniz için ilk aşamada yapmanız gereken, bu durumu önce kendinize itiraf etmeniz ve yaşadığınız talihsiz olayı kabul etmenizdir. Başınıza gelen bu olaya sessiz kalmanız, suçluluk duygusuna kapılmanız sadece saldırgan tarafa cesaret verecektir.

Bu süreçte verdiğiniz tepkilere dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde saldırgan tarafın amacına hizmet etmiş olursunuz (Yücetürk, 2003).

Özgüveninizi geliştirin. Kendi kendinize olumlu konuşun ve kendinizi onaylayın. Geniş açılı yaklaşın. Trajediler yaşamın bir parçasıdır. Size ne olursa olsun, yolunuza ne çıkarsa çıksın, baş edebileceğinize güvenin.

Kendinizi yalıtmayın. Kendinizi yalıtmak depresyon ve umutsuzluk duygularını arttırır. İş çevresi dışında, ailenizden, güvendiğiniz bir arkadaşınızdan ya da özenle seçilmiş bir terapistten yardım alın. (Davenport,2003)

SONUÇ

Mobbing terimi oldukça negatif bir çağrışım yapmaktadır (Resch,1996). Haklı bir çağrışımdır bu çünkü düşmanca ve gayri ahlaki davranış biçimlerini de kapsayan bir ya da birden fazla kişinin genellikle bir kişiye karşı amaçladığı ve sistematik olarak uyguladığı mobbing, birçok terimle beraber kullanılsa da aslında normal bir şiddetten ve çatışmadan çok farklı bir yapıda değildir. Mobbingin nedenlerinin ve sonuçlarını bulmanın ve kanıtlamanın o kadar kolay olmaması, mağdurun yaralarını sarmasını zorlaştırmakta; mağdur üzerine olan etkileri derinleştirmektedir. Bu etkiler, mobbingin uygulanma süresine ve uygulanma biçimine göre farklılıklar göstermektedir.

Öfke, kızgınlık, uykusuzlukla başlayan semptomların bedensel rahatsızlıklara hatta bireyin çevresine ve kendisine zarar vermesine kadar ilerleyebilmektedir. İşyerinde azarlanma, başarısızlıkların devamlı olarak yüze vurulması, işyerindeki diğer çalışanlarla olan iletişimin kesilmesi, önemsiz işlerin verilmesi, dedikodu-alay gibi mekanizmaların çalıştırılması ile mobbing başlar ve birçok değişik yapıya bürünerek iş ortamını ele geçirir. Bu ele geçirme ile beraber bulaşıcı bir özellik göstererek önce maruz kalan bireye, ailesine, örgütün bütününe ve yankısal olarak da topluma kadar ulaşır. Ve hem hedeftekiler için hem de organizasyonlar için maliyetli ve ciddi sorunlar yaratabilir (Saunders, Huynh, Goodman, Delahunty, 2007).

Türk İş Kanunu’nda işyerinde duygusal taciz kavramı açık biçimde telaffuz edilmemiş olsa dahi, mevzuattaki hükümler ve Mart 2011’de Başbakanlık tarafından yayınlanmış genelge çerçevesinde mobbing mağduru bir işçinin yasal korumadan yararlanması mümkündür. Ancak yaptırımların ve önemlerin İş Kanunu içindeki gerekli yasal düzenlemeler neticesinde doldurulması gerekliliği halen devam etmektedir. Ayrıca bireye, örgüte ve topluma karşı yıkıcı etkisi olan mobbing konusunda iş görenlerin ve yöneticilerin bilgilenmesi gerekmektedir.